1 Kasım 2011 Salı

E

Ben boş zamanlarımda bir sürü şarkı dinlerim. Elleri ve parmakları severim. Yüzlere ayrı bir düşkünlüğüm vardır. Her yüze gönül indirmem çünkü bazı yüzler çok güzeldir. Onlara çok dikkatli bakarım. Oynayan kaşlar, dudaklar özel ilgi alanımdır. Eller bazen burun kaşır. Ben ona da öyle bakarım. Onun şarkısı ayrıdır. Her burnun kaşınması için ayrı şarkı vardır çünkü. Ben öyle ara sıra şikâyet ederim. Ama genelde pıntın pıntınımdır. Bazı şeylere çok kulak kesilirim. Bazı şeyleri çok severim. Ben bazı şeyleri ancak ara sıra beş-on yılda bir falan çok severim. Ben sevdiğim şeylerin dudağının bükülmesini sevmem. Harfleri çok severim. Harflerden en sevdiğim ellerdeki “e” harfidir. Onun yeri ayrıdır. Onun da şarkısı ayrıdır. Ben genelde çok konuşurum. Dikkat kesildiğim güzel yüzlere daha çok konuşurum. Ben konuştukça güzel yüzler daha da güzelleşsin isterim. Ellerimi kıvırcık saçta severim. Ben boş zamanlarımda sadece biri için bir sürü şarkı dinlerim. Şarkıları not ederim. Akşamları iki buz bir rakıyla güzel yüzlere de dinletirim. Dinletiyormuş gibi yapmadan dinletirim. Geçmişi sevmem, bugüne tamah etmem, geleceği pek düşünmem. Ben zamanın en çok onunla geçenini severim. Onun şarkısı yoktur. Ben olsa olsa, tek bir güzel yüz severim. Başka dudak yanımda kıvrılmasın, başka ağız açılmasın isterim. Ben gönlüme hîç o güzel yüzden özge nesne lâyık görmem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder